30 Ağustos 2009 Pazar

kalbim herşeyden daha çok kırıktı

ve

adın hala yokluk / tu...

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Paspasın diğer yüzünü çevirsem, bastığın yerlerin tozunu de dökmüş olurmuyum?
- "Cidden bak olumsuz anlarda başardığım şeylerde oldu" diyorum karşımdakine...

Bıyık altından gülümsüyor...

O an devam etsemde anlamayacağını hissediyorum... Cümleyi çevirip:

- "Bak mesela gayet kayda değer şekilde duvara tosladım" diyorum.


Gülüyor hala salak salak. İnanmıyor...
İnsan hataları ile bile yüzleşirken bir yanda umut ona gülümsüyor.

"Kalk hadi yürüyelim biraz. Açılırsın. Çok yoruldun ama değecek emin ol" diyor.

O hesap benimkide.

Yazıp yazıp yürüken suya bırakmak kendini.

Akmak...

Arınmak...

Su olmak...

Ruhta iz bırakmamak...
Çatlaklarından sızdığım,
Çamurlaştırıp,
Yüreğine ektiğim tohumlarımla büyüyen
Meyvelerim seni zehirlesin.

Kutsal suyu döker gibi,
Bahşettiğim sözcüklerimi serpeceğim yüzüne.
Zehirlerim olurda yetmezse diye...

Sen öyle güzel düşler anlatıyordun ki bana...

ve ben öyle tutsak kaldım ki sana...

Bilemezsin...

Şimdi karşımda oturmuş, bana soruyorsun:

- "En çok neyi özledin bizden kalan?"

Gözlerim garip bir ışıltıyla aydınlanıyor o anlara dönmeden önce. Sonra bulunduğum ana geri dönüyor ve sana bakıp cevap veriyorum:

- "Yalnız bir yalnızlığım vardı yanında... En çok bunu özledim işte!"

En kötüsü ne biliyormusun?

Unutmaya çalışmak

ve bununla

Yaşamaya alışmak!!!

Hani bazı anlar birileri (bazen bende dahil) yüreğinin götürdüğü yere git falan diyorlar ya... Öyle anlarda içimden "ne yüreği kardeşim, ne yüreği" diyesim geliyor. Hele erkeklerin nasıl yüreklerinin!!! peşinden gittiğini hepimiz aleni görüyoruz. Millet nerelerini baz alarak ilerliyor şu devirde farkında değilmisin diye ekleyesim geliyor...

Henüz temelleri atılmamış bir şeyi, düşüncede birleştirir gibiyim şu aralar en çok...
temellerini bile atamazken...
kelimelerim bile devrik ilerliyor taa ne zamandır...

28 Ağustos 2009 Cuma

Kokunu almayı unutma giderken...

Sinmesin yokluğuna...
"Ölecek çocukların mezarlığı gibiydi bedenim!"



Kendini mezarlığa benzetmek... Bak bu çok ilginç.

Bir bagımlı gibiyim, sevdiklerimin bazen hayatımdan bu kadar kolay gitmesini hazmedemiyorum...

27 Ağustos 2009 Perşembe

Aslında çok güzeldir topuk sesi!
Anlamaz erkekler
Kadınlığın simgesidir yeri geldiğinde
Hayran kaldırır...

Cesurdur,
Oynaktır,
Baktırır...

Gücün kanıtıdır,
Özgüveni tavan yaptırır,
Taptırır...

Özletir,
Düşletir,
Saydırır...

Hırçındır,
Delidir,
Üstte olunca acıtır...

Aşktır,
Sevişmektir,
Kaybolmaktır...

* Her kadının bir topuklu ayakkabısı mutlaka olmalıdır...! :))
Ben bir sonbahar kızıyım...
Başka baharlar tanımam...!
Merak ettim de ölüm en çok hangi rengin içinde güzel görünürdü?

Her aşkın bitişinden sonraki dönemlerde, yeni bir ilişkiyi gerçekten istediğinizden sonra,

karşı tarafta ne aradığımızı çözüyoruz.

Ve ben

Hapsedip tüm virgülleri bağlaçları kullanıyorum artık.


Ve sen

Zafersiz yenilgilerinlerine bir yenisini ekliyorsun

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Bazen öyle anlar oluyor ki;

* Acımasızlığınla boğup

* Acımasızlığınla zevk veriyorsun.

Sustum
Suskunluklarımla örttüm içimdeki kasırgayı...