17 Eylül 2009 Perşembe

Sana kalan:

Sönmekte olan bir güneşe bakar gibi,

Yüzüm…


Bana kalan:

Kabuğu kalkmadan soyulmuş,

Hüznüm…

"içimde bir cenaze sessizliği"

Susmuş mantığım, dinginleşmiş duygularım. Bir kabullenmişlik, bir amannn ne olacaksa olsun halleri…

İÇİMDE ÖLMÜŞ BİRİ

Keşke demiyorum

Ama isterdi içimde bir yer;

Bu yaşadıklarımın bir “Yeşilçam” karesinde takılı kalmasını...

Sadece meraktan soruyorum:

“Sağ elini kullanan insanlar, neden sol ayakla iyi tekme atarlar. Dengenin bir getirisimidir bu. Kontrollü güç falan?”

Kelimeler bile küfredecek yakınla, onlarla bu kadar çok oynadığım için. Ama içlerindeki gizemi çözmek zorunluluğu hissediyorum ve ilan etmek herkese…
Farkındamısın bilmiyorum ama; senin çoklu günahların, benim mahallemde cirit atmaya başladılar. Ama maşallah bende dünden hazırmışım şey-tan' a
Küçük bir çocuğun hayali arkadaşını yaratması gibi yarattım seni derinliklerimde.
Her gece senin oldum,
dokundun,
dokundum.
Bir gün büyüyeceğim.
Dedim.
Büyüdüm...
"Bazen üstüste gelen şeylere rağmen direnmek, bunları farklı yollarla aşmaya çalışmak, aşamayınca dönüp kendini zehirlemek, en son dibe inmek iyidir... Sanırım düşüyorum."

Demiştim...

Yukarıdan bacak bacak üstüne atıp, saçlarımı savurmak gibisi yok!

:)
Arşiv

...


" http://ff.im/6rnNX "


Çokların vardı.

Bulamadığın yoklarını arardın.


Yazık hiçbir zaman anıların olmayacak senin.

An-larınla yetinseydin dedim.

Onu bile beceremedin

16 Eylül 2009 Çarşamba

BİR OYUN OYNAYALIM SENİNLE

AMA KURALLARI SEN BELİRLE!

Aslında giderken hep el sallamak istemişim birilerine...
Ben hayatımda kimseye gidiş anlarımda el sallamadım...

Arkama bakmadım gidişlerimde de...

Bırakan sendin ellerimi.

Sen uzaklaştıkça yanaşan bana inat...

İçimdeki sevilmeyi bekleyen küçük kızın yaşındayım...

Umut kaybedilmek için değil;

Yaşatılmak ve yeşertilmek için vardır.

Şimdi de; bir bıraksan kendini bana
Ben yine yüzünü iki elimin arasına alsam,
Başparmaklarım dudaklarına değse
Usulca gezinse...

Ama bir oyun yapıp çenenden öpsem mesela

15 Eylül 2009 Salı

Bedenim bir sırça gibiydi.

Sen hızlı ve sertçe dokununca dayanamadı, ezildi usul usul.

Parçalarım saçıldı, topladım sanırken biri yatağında kaldı.
Ve bıraksalar beni yine, çocukluğumun kiraz çiçekleri arasına...

Ben koklasam,

Taç olsa saçlarımda...


Tadı da, tuzu da bence kalsın :))

Nasılsa yemek yemeği seviyorum, ellerimle yaptığım yemeği yemesen de olur.

Ye diye tutturmak haddime düşmez.

Şu aralar ne yapıyorsun diyorlar;

"Hayatımın sularında; binip bir kayığa, sorgulamak her şeyi..."

Desem...

Anlarlar mı?


Hiç sanmıyorum!