6 Ekim 2009 Salı




Benliğimi değil, ben' li düşleri seviyordun.

En çok bu yüzden görmedin yüzümü
Ben yalan sanırken yüreğim gerçek sanmış seni.
Sen birazdan yanındayım dedikten sonra başlayan yada biten bir aşkı bekliyormuşum ben.
Cennet burası mıydı?

O zaman gel de kuru yapraklar arasında dans edelim sevgilim...

:)
Dilerim ruhuna gurbet kalmazsın bir gün. Zira buradan bakınca, sonun onu gösteriyor senin.

~

Ayna ayna söyle bana varmı benden daha tatlısı bu dünyada. (:

~


Ee iyi hoşta.

Sonradan hatırladım.

Üstüm sende kaldı be tatlım.

Geri iadesini yapmadın hala.

Bir gün birisi size beklenti içerisinde
- "Ne düşünüyorsun?" derse; ona sakın:
- "Hitlerin nasıl öldüğünü ve magnum yemeyi düşünüyorum" demeyin...
Ayıp oluyo sonra...!


Gittin...

Hiç gelmeden gitmek mümkün mü derdim?

Sen gittin...

Gitmeseydi dedi içimde bir ses!

İyi ki dedi diğer ses!

"gitti"

yoksa

Nasıl anlatırdım yokluğunu,

yoksunluğunu...

Bu bile çok güzel.

Bir bağımlılık halinden kurtulmak

Bırakmak

Ve bunun için gurur duymak da güzel kendinle.



Bir gün bunun olacağını biliyordum. Sadece zamanının gelmesini ve benim buna hazır olmamı bekliyordum. Meğer çoktan hazırmışım. Yine de içimde biraz kırıklığın olması normal mi?
Gözlerinin içi parlayan, gülen bir erkekle tanıştım...

Baktıkça bakası geliyordu insanın.

2 Ekim 2009 Cuma

Bir ilişki çok kimlik değiştirir geçen zamanlarda...

Kaçan olursunuz bazen...

Bazen de kovalayan...

Gitmek isterseniz bazen,

Yaşananlar sıkıntı verici olmaya baslar,

Ama kalan olursunuz her zaman...

Her zaman sevdiğiniz sizi yeterince sevmiyordur.

Zaten hiçbir zaman zaman onun istediği kişi olamayacaksınızdır.

Sizin kimliğinizi değiştirmeye başlamıştır bu ilişki...

Koşarsınız bazen yorulursunuz,

Çok yorulursunuz...

Ama yine de vazgeçmezsiniz...

Aslında kimdiniz siz...

Hiç duşundunuz mu?

Bu ilişkiye başlamadan önce neydiniz?

Şimdi ise kimsiniz?

Verdiniz mi? Aldınız mı?

Kazandıklarınız mı yoksa kaybettikleriniz mi fazla?

Hem seçen olduk hem seçilen,
Hem kaçan olduk hem kovalayan,
Hem kaybolmak istedik hem bulunmak,
Hem kaybetmek hem de kaybetmemek,
Hem kotu hem masum,
Hem sadik hem çapkın,
Hem kıskanç hem çaresiz,

Hem özgür hem tutsak,

Hem korkak hem kararlı,
Hem gittik hem kavuştuk,
Hem sevdik hem de nefret ettik,
Hem varlıklıydık hem yoksun,
Hem doğruyduk hem yalan,
Hem sahiplendik hem de umursamadık,
Hem doyduk hem acıktık,
Hem başarılı hem yarim kaldık,
Hem bitti dedik hem de bitiremedik...

Vazgeçmek istedik ama vazgeçemedik...


Ama unutmayın; bir asktan geriye kalan son kimlik, yokluktur her zaman.

1 Ekim 2009 Perşembe

Şimdi :)

Yetiyorsa gücün, uyandır tüm şehri uykusundan.

Ama ilk önce kendin uyan,

İçinde kaybolduğun dünyalardan.


Artık;

Kokumun sineceği yastıklarda uyuyamayacaksın

Ve uykuların kaçınca yanıma sığınamayacaksın.

Katmanlarına inemeyeceksin saçlarımın

Ve dehlizlerinde barınamayacak gözlerimin.



Biliyor musun?
Nece zamandır,
Öfkemin uyanışını duyuyorum içimde.


Bak! nefes alıyor. 
Hırıltılı.

Kuşkunun bıçağını sivriltiyorum.
Bir yanım delir, deşil, çürü, kanat kendini istiyor.
Diğer yanım suskun.
Gerçekten suskun

Git yanımdan,
Kanasın dudakların arzudan.
İhtişamına rağmen cılız senin yüreğin.
Yanıma yakışmıyor.
Uzattım beklentisiz,

Zeytin dallarımı her defasında...


İstedim.

Vatanından sürgün edilmiş gibi yürümemeyi

Sessizce yanında.


...

30 Eylül 2009 Çarşamba




Biliyor musun?
Senin için:
Gözlerim tutku olsun istedim,
Ellerim güven,
Saçlarım parfüm,
Boynum huzur.
...


Erkekler ilişkinin başında uçaklara benziyorlar aslında. Tüm hızları ile tam gaz belirtilen hedefe hemen ulaşmak için uçuşa geçiyorlar. Tabiki uçuş esnasında tüm servis, konfor, battaniye, yastık, yorgan ve içecek hizmeti kusursuz veriliyor onlar tarafından. Bonus gibi bu bir tür.

Ama o hedeflenen süre geçtikten sonra erkek aynı hızla havada gidememeye başlıyor, ya benzin sıkıntısı çekiyor, ya da bir kuş! sürüsü (bu tek kuş da olabiliyor) uçağın motoruna! Takılıyor. Arada uçak beklenmeyen dış etkenlerden ve beklenen sorunlardan kaynaklı türbülansa giriyor…

Sonuç ise o son sürat havalanıp size kusursuz hizmet sunan, kendini beğendirme çabasında ki uçak; irtifa kaybediyor.

Yazık!

Sonrada kadın doyumsuz diyorlar… Hiç demiyorlar ki bunu ona alıştıran benim diye…

29 Eylül 2009 Salı

Bence

zehirli olan tek çiçek

intikamdır.
Kendimi sever gibi sevdim seni.

Kendime bile söylemek istemedim bu aşktan vazgeçmeni.

Bitme istedim.

Gitme istedim.

Gittin...

:)) Kar oynarken yanakları kızaran çocuklar gibiyim.

Üzerimde bir heves, bir heyecan...
Bazıları çok sükseli gidişlerin insanı oluyorlar ya, anlayamıyorum...
Özellikle kadınlar bu gidişlerin güzel ve unutulmaz olmasına çok fazla meraklılar.