Sana içimden çok şey söylemek geçiyor ama hangisinden başlayacağımı bilmiyorum.
29 Ekim 2009 Perşembe
28 Ekim 2009 Çarşamba
Tüm hayırlarımın bir karşılığı olmalı sende
Tüm evetlerimin bir başlangıç "hayır"ı
"hayır" demeliyim
"evet" demelisin
Mesela boynumdan öpmelisin
aynada bizi görmeliyim
"hayır" demeliyim
sen gitmelisin...
Bir kapı aralığından seyretmeliyim seni
Tereddüt etmeliyim
Geleceğimi bilerek girmiş olmalısın içeriye
Geri dönüşüm olmayacağını bilmeliyim
"evet" demelisin
"evet" demeliyim
27 Ekim 2009 Salı
Soyunmalısın...
Evet şimdi!
Teker teker çıkartmalısın seni sen yapanları...
İçimden geçse de, ben dokunmamalıyım kıyafetlerine
Bunu sen yapmalısın
Soyunmalıyım...
Hemen şimdi!
Tişörtümden değil, tokamdan başlamalıyım mesela
Saçlarım dökülmeli bir anda omzuma
Yaklaşmalısın
Uzaklaşmalıyım...
Daha soyunmamışsın!
Soyunmalısın...
Evet, hemen şimdi!
Tüm kusurlarınla sevmeliyim seni.
Aynalara bakar gibi olmalısın
ve korkmamalısın.
ve bir suya dokunur gibi dokunmalısın kendine
arınmalısın!
Sevgilim,
Önce kendini bulmalısın...
ki beni bulasın...
26 Ekim 2009 Pazartesi
Ama bu aşk için savaşmayı değil, kaybetmeyi göze aldın sen hep…
İşte sana kızgınlığım hep bu yüzden…
Hem seni anlamak, hem de senin canını acıtmayı istemek oldu seni sevmek.
Aslında güçsüzlüğümdendi...
Beni daha cok sevsinler diye kendimden taviz verişlerim...
Üzmesinler, kırmasınlar incitmesinler diyeydi;
Bırakmalarım kendimi... Bana yakışmayan insanlara…
Ama sen o kadar ben gibiydin ki!
Ama sen o kadar ben gibiydin ki!
Hatta ben gibi öpüyordun insanlari.
Gülmeyi biliyordun ve en önemlisi biz konuşabiliyorduk her konuda sıkılmadan…
Olmadı…
Başaramadık…
Yenildik, yenildim…
08/2008
23 Ekim 2009 Cuma
21 Ekim 2009 Çarşamba
20 Ekim 2009 Salı
19 Ekim 2009 Pazartesi
18 Ekim 2009 Pazar
17 Ekim 2009 Cumartesi
Kadının İstanbul' a son gidişinde, adını bilmediği bir sahil kenarında akşam üzeri yürür. O sırada kayalıklara oturan çocuklar gitar çalıp şarkı söylemektedirler. Kadın başı önde, elleri ceplerine sokmuş, saçları rüzgarda havalanarak yürümeye devam eder. Bakmaz sağına soluna. O sıra duyduğu sesle gülümser ve sağından geriye doğru bakar. Çocuklar o geçerken şu şarkıyı söylemişlerdir...
"Hava ayaz mı ayaz
ellerim ceplerimde
bir türkü tutturmuşum
duyuyorsun değil mi?"
:)) El sallamak ve teşekkür etmek ister içinden...
Ama sadece gülümser ve yürümeye devam eder...
16 Ekim 2009 Cuma
15 Ekim 2009 Perşembe
"Sağ avucumda tutuğum bir bilyenin kayganlığı gibi" demiştim ya...
İçinden çıkıp, içime girenler için.
İşte şimdi; kusmak istiyorum içime akıttıklarını.
Her bir damla için binbir bedel öde istiyorum.
O her damla bedenine aksın,
Asit gibi değsin düşsün tenine
Kanamasın,
izi de kalmasın.
Ama acıtsın
Çok acıtsın.
Sonra
Kaybet beni,
Ara ama bulama.
Mesela senin oksijen olayım.
Bensiz nefes bile alama.
Aldığında ferahla.
Can simidi gibi sarıl bana.
İstersem ne olabileceğimi ben biliyorum, sen bilmiyorsun.
Oksijen yada Hardal gazı
Şimdilik hardal gazı ile cebelleş bakalım.
04/2009
Kaydol:
Yorumlar (Atom)