Merak etme canım. Amaç yol bulmaksa; ben yolumu damardan da bulurum.
25 Aralık 2009 Cuma
24 Aralık 2009 Perşembe
Bulutlara yakın bir yüksekliğe...
Her seferinde daha yükseğe tırmanmalıyım...
Kendimi atınca,
Yaşama şansım olmadan ölmeliyim.
Parçalanmalı,
Zerre denilen neymiş göstermeliyim herkese...
İşte aşk benim için böyle bir şey...
Sevince böyle sevmeli(sin)yim.
Yüksekten atlar gibi.
Her şeyinle, her hücrenle, öleceğini bilerek...
Her seferinde daha yükseğe tırmanmalıyım...
Kendimi atınca,
Yaşama şansım olmadan ölmeliyim.
Parçalanmalı,
Zerre denilen neymiş göstermeliyim herkese...
İşte aşk benim için böyle bir şey...
Sevince böyle sevmeli(sin)yim.
Yüksekten atlar gibi.
Her şeyinle, her hücrenle, öleceğini bilerek...
Şu an siman belirsiz, boyun, huyun, ailen, seni tanımıyorum...
Etiketliyorum tüm yazılarımı senin için. Ufak bir karşılama hediyesi belkide kendimce...
Bekliyorum... Sabırsızlanarak, umarak boş vererek, yazarak, bekleyerek...
Ama şu an şunu yaşamak isterdim seninle.
Tam şu an...
Daha fazla vakit kaybetmeden, oyalanmadan.
Her nerede isen dilerim çabuk gelirsin...
Yanımda varlığını hissetmeye ihtiyacım var.
Gel artık...
Her nefeste aşkı çekelim içimize...
23 Aralık 2009 Çarşamba
22 Aralık 2009 Salı
Hiistt...
Once usul usul dokunacağım sana.
Sonra kuytularında kaybolacağım.
Soluk borunda benim nefesim fink atacak.
Bu gece çok serseri bir kız olacağım...
Kulak zarını tekmelemek istiyorum.
Omurlarında zıplamak.
Kalbinden birazcık çalmak.
Korkma beni unutmaman için beynine dokunmayacağım.
Bu gece uslu kız olacağım...
Rahmine bile dokunmam soz.
Daha cocuklarinin annesi olacağım.
Ve bedenim cocuklarımızın mezarlığı...
Kemanın telleri birbirine değiyor ne zamandır...
Arada akort etmeye ihtiyaç duyuyorum kendimi...
Başkaları bulmadan, kendi hatalı noktalarımı arıyorum.
Bu aralar akort edilmeye ihtiyacım var...
Belki;
Biraz daha sola çevrilmeye...
Yaslamalı birisi başını bana.
ve ben demeden anlamalı ne kadar çevrileceğimi...
yormamalı,
germemeli yaylarımı...
Çocuk oyuncağı gibi kendine göre de ayarlamamalı seslerimi
En güzeli olmalıyım seslerin...
Bugün sesim hüzünlü çıkmalı,
Yarın neşeli.
Bu aralar akort edilmeye ihtiyacım var...
Kendi sesimi en doğru notada bulmak için.
Kendime güzel gelse de sesim, dışarıdan farklı duyulduğunu keşfettim.
Anlaşılamadığımı anladığımda kendimde kusur arıyorum ben.
Biraz sağ, iki kere sola çevir beni.
Sonra...
Arada akort etmeye ihtiyaç duyuyorum kendimi...
Başkaları bulmadan, kendi hatalı noktalarımı arıyorum.
Bu aralar akort edilmeye ihtiyacım var...
Belki;
Biraz daha sola çevrilmeye...
Yaslamalı birisi başını bana.
ve ben demeden anlamalı ne kadar çevrileceğimi...
yormamalı,
germemeli yaylarımı...
Çocuk oyuncağı gibi kendine göre de ayarlamamalı seslerimi
En güzeli olmalıyım seslerin...
Bugün sesim hüzünlü çıkmalı,
Yarın neşeli.
Bu aralar akort edilmeye ihtiyacım var...
Kendi sesimi en doğru notada bulmak için.
Kendime güzel gelse de sesim, dışarıdan farklı duyulduğunu keşfettim.
Anlaşılamadığımı anladığımda kendimde kusur arıyorum ben.
Biraz sağ, iki kere sola çevir beni.
Sonra...
Kapat gözlerini... Ve çal beni...
21 Aralık 2009 Pazartesi
Ben büyüdüm...
Kapı kenarlarına atılan boy çentiklerini arttırdı babam.
Dolaptaki kıyafetlerimin altına serilen gazeteler eskidi. Geçmişimize bir yabancıya bakar gibi baktım, sonradan elime aldığımda.
Duvarların üzerinde yürümeye utanır oldum.
Çat patları unuttum.
Büyüdüm...
Ayakkabı numaram değişti.
Ekmek almaya yiğenimi gönderir oldular.
Düşünce kanayan dizime aldırmadan koşmayı unuttum.
Canım acıdığında, garip bir cesaretsizlikle durmayı öğrendim.
Neden bazı şeyler için küçük, bazı şeyler için büyük olduğumu anladım!
18 Aralık 2009 Cuma
17 Aralık 2009 Perşembe
16 Aralık 2009 Çarşamba
Kaydol:
Yorumlar (Atom)