"İnanma, geçitin sonunda çıkış yok
O iki çıplak adam da seni orada beklemiyor
Sessizlik farklı bir anam nezdi
Son konuşan, ilk sözü etmiş demektir
Bundan sonra yüzümde facia beslemeyeceğim
Kalbimi blues zindanlarında boğdurdum
Uzun bir yazıda gözden kaçan bir firari harfim
Ne benle başlıyor kelime ne de benle bitiyor
Bu gezegenin tozuyum kendimi yine sileceğim
Sana gelmiyorum bu yara başka hastalıktan
Bir hatıra bile değilsin ben içeri girerken
Ben dışarı çıkarken fil mezarlığı artık yüzün
Yüzümü yüzüne yeni yıkanmış kefen
Şeklinde seriyorum boyunca, iyi
Aşktan bana her mevsim çığ düşüyor
Aşkın mı? Böyle bir şarkı dinlemiştim
Ne kimse söylüyordu ne de ben eşlik ediyordum
Damdan dama atlarken düşen bir kedinin gözleri
Var işte şimdi kana batan yüzümde
Yüzümü ellerinin arasına al
Hani tutarmış gibi bir sincap, cevizini
İnanma, geçitin sonunda çıkış yok
Ve dönme geri, arkadaki giriş de kapalı
Senin yüzün benim yüzüme şüphesiz gizli geçit
Benim yüzüm senin yüzünle paketli
Bedenimi değil, bir tımarhaneyi sunuyorum sana
İçim cıvıl cıvıl deli çocuklar bahçesi
Kan falıma baktırdım bir vakte kadar ölüm görünüyor
Ve deli gömleği gibi duruyor yüzüm kafatasımda
Hiç tanığım olmuyor hiç yaşadıkça
Ve içimdeki dava düşüyor sen içeri girerken
Ben dışarı çıkarken, anla, bambaşka bir inziva"
Küçük İskender