21 Aralık 2010 Salı

Vatanım saydığım teninden, sürgün edilmiş bir kadınım artık...
Bayramın olsun...

Beynimdeki Ur' a


Bu nasıl birşeydi biliyor musun?
"ah" gibiydin, öyle düştün yüreğime...
:(

20 Aralık 2010 Pazartesi

Allah' tan tek dileğim;
dilerim,
ölene dek boğazında düğümlenirim!!!

"Bir ateistin her düşüşünde -Allah- dediği gibi sayıklıyorsun ismimi.. Biliyorum"

demiş ya Küçük İskender! 
Seninkide o hesap, biliyorum...

Kadın: öper misin beni?...
Adam: soru mu, istek mi :)... 
Kadın: istek


"Yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta, ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak, o zaman da çok geçtir ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayatta"

Benden uzakta, her nerede, ne şekilde yaşarsan yaşa, ama şunu hiç unutma; "insanların gereksiz yere sormadan, etmeden kendi kafasında kurduğu düşünceleri değiştirecek değilim asla"...
 Sadece bazen arkadaşlıklar öyle kolay kurulmuyor. Böyle bitmesin dediğin şeylerin, iyiniyetlerinin altında haksız yere eziliyorsun. Tek dileğim bir gün söylediklerinin boğazında kalması... Çünkü cidden suçlayacak en son kişiyi suçluyorsun, kendi aklına gelenler yüzünden.. Aramızdaki fark bu işte, dervişin fikri neyse zikri de o oluyor.


* C.Bukowski

17 Aralık 2010 Cuma

Aslında birer mumyadan farksız değildik ikimizde, birbirimizde!

Öyle bir adam olsun ki...

Aynı yastıkta kocamalı onunla...
Öyle bir adam işte...
Bir adam görüyorum düşümde... bir adam... Beni durmadan kendine ilikleyen?

İstediğin mektubun hiç gelmemesi gibi..
postacının arkasından bakakalman gibi..
Hani belki der gibi..

15 Aralık 2010 Çarşamba


"sana bir boyun atkısı gerek. çünkü kış geldi"*
demedi kimse...

Belki de
"İşte bu yüzden"

* Turgut Uyar

Ateş oldum.. Yanar oldum
Gönül verdim ya

Şarap oldum.. Kadeh oldum
Yere düştüm kırıldım

Aşk ateşi iki kurşun.. Birin aldım ya

Uçtum kondum.. Uçmaz oldum..
Kuş gönlüne sığındım

Beşik ardım.. gurbet oldu..
Sine oldum vuruldum

Oğul gördüm.. Kızım sevdim
Gönül aldım ya..

Çocuk oldum.. Neler umdum..
Neler buldum yoruldum

Aşk ateşi iki kurşun.. Birin aldım ya

Küstüm sustum.. Sormaz oldum
Ağlar oldum..  Kavruldum

Sevdiklerim eller aldı..Yad ellere savruldum


O zamanlarda yaşasaydım, yerim olur muydu Lafonten masallarında?
Gerçi "sana baktıkça başkasını göremeyen"
tek gözlü canavar olurdu benden, olsa olsa...

Senin masalının geç gelen prensesiydim ben!
Şimdi hangi adımı atsam, ileri gidemem külkedilikten...
"Bana içinde ben kokan bir masal yaz" desem,
Yazar mısın?

Geçenlerde "sen insanları fazla önemsiyorsun" dedin ya!
Ah sevgili;
eğer onlara önem ve şans vermeseydim,
seni nasıl sevebilirdim!

Bana, başkalarından artık duyguların kalsa da!
Ben seni tüm kusurlarınla sevdim.
Seninle olan masalım hiç bitsin istemedim.
Sen yokken de kelimelere tutunmayı öğrendim.
Ama şimdi;
Ne zaman yazmayı denesem, kopuyorlar ucundan sertçe!
"yakala" desem,
Tutar mısın?

Belki de en çok bitişleri anımsadığımızdan, sonuna nokta koyuyoruz cümlelerimizin insanlık olarak.
Ama dedim ya;
Ben sana nokta koyamıyorum, benim kaderim sende virgüllerle çoğaltılmış.

Ah sevgili;
Benimle günah çıkartır gibi konuştun ya;
Madem bana söyleyecek sözlerin vardı da, neden başka paragraflara atladın?
Madem ben seni severken düştüm de, sen beni neden düşürdün aklından?
Şimdi ben kaçak oynasam,
Sende kaçar mısın?

14 Aralık 2010 Salı


Gerçek olamayacak kadar geçer içimizden bazı adamlar... 
Ona bakarken gözleriniz yeri arar.
Bakışından çekinirsiniz.
Bakışına çekilirsiniz.

Zordur sizi gerçekten sevemeyeceğini, gelmeyeceğini bildiğiniz bir adamı sevmek.
Sevilmesi en kolay insanlardanken, yazmak için kolay olmayan yanlarınızla mücadeleyi beceremezler!

13 Aralık 2010 Pazartesi

Bazen hayat ve dostluklar;
Küvete oturduğunuzda, hareketlerinizi kısıtlayıp, suyun seyrini izlemektir...
Ama asla bir insana "çok da tın" dememektir.

Kendi tahta bacaklarımla dik yürümeye çalışırken, seni görüpte sendeleme haliydi...
Seni Sevmek...!

11 Aralık 2010 Cumartesi


Gideceksin!
İşte bu yüzden "Gelme"!

10 Aralık 2010 Cuma


Ben senin bilmediğim yanlarını sevdim...
Yarımlıklarını, yaşanmamışlıklarını..
Sen saçlarımla oynarken salarken toplanmışlıklarımı,
 araya giren rüzgarın enseme usulca dokunmasını sevdim.. 

Beni habilin yapma!
Ben bu rol için fazla kırılganım...



9 Aralık 2010 Perşembe

çünkü ne kadar görmezdem gelsemde,
alışıvermek bile 'alış veriş' i andırıyor...

Sen,
Almaya doyamadığım nefesim oluyorsun...