Doğum günün yaklaşıyor ve ben çektiğim kısa çöpü sana hediye etmeyi düşünüyorum.
24 Şubat 2011 Perşembe
23 Şubat 2011 Çarşamba
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.
* Edip Cansever
22 Şubat 2011 Salı
18 Şubat 2011 Cuma
17 Şubat 2011 Perşembe
16 Şubat 2011 Çarşamba
15 Şubat 2011 Salı
"Sen keseri yanlışlıkla eline vuran ama bir yandan da bana işi öğreten marangozumsun benim.
Eli gözü yara yara öğreneceğiz doğru çivi nasıl çakılacağını."
demişti bir gün.
Ne çok yarık oluştu tenimde, birden kesip atarken ne çok yarık oluşturmuştum belki teninde!
Ne garip, ne yazık..
İkimizde sağlam çıkamadık bu hengameden!
"Kanın değil ki ellerimdeki,
Tutamadığın ve geri ödenmemiş sözlerinin yası var ellerimde...
Ellerimde anlık incinmeler, beklentiler, sen kokan yarınlar var.
Başka bir şey değil..."
Yazmışım zamanın birinde, şimdi hepsi ne kadar yavan geliyor.
Ellerimde şu aralar; giderek uçup giden amaçlarımın izi var.
Soğukkkanlılığın umursamaz yönü var.
Güç diye kendimi avuttuğum vicdansızlık var.
Sonunda ellerimde ne kalacak bilmiyorum.
Umutsuz değilim elbette.
Ama kimsenin hiçbirşeyine minnet etmeyen benliğim ne kadar ileri gidecek merak ediyorum?
Başka bir şey değil..."
Yazmışım zamanın birinde, şimdi hepsi ne kadar yavan geliyor.
Ellerimde şu aralar; giderek uçup giden amaçlarımın izi var.
Soğukkkanlılığın umursamaz yönü var.
Güç diye kendimi avuttuğum vicdansızlık var.
Sonunda ellerimde ne kalacak bilmiyorum.
Umutsuz değilim elbette.
Ama kimsenin hiçbirşeyine minnet etmeyen benliğim ne kadar ileri gidecek merak ediyorum?
13 Şubat 2011 Pazar
7 Şubat 2011 Pazartesi
4 Şubat 2011 Cuma
Büyüdüm..
Kendi hayatımı avucumun içinde tutabildimde, bir halterci gibi dünyaları kaldıramadım iki elimle.
Yetemedi kuvvetim..
Bunun için fazla inceydi bileklerim...
Büyüdüm...
Kendimi herkeslerden büyük gördüm..
Allah işte, sere serpe yere yapıştırdı bir gün burnumu.
Kendime küstüm.
Nefret etim, suçladım, büyüdükçe küçülttüm.
Büyüdüm...
Hayat işte, dünya üzerindeki her şey evvelde kalırmış...
Zaman içinde kimse yaralarıma dokundurtmadım.
Kendi yaralarımı sarmayı öğrendim.
Bir tarafım kendine aşıkken, diğer tarafım ret etti tüm güzellikleri.
Bir tarafım hep küskün bir çocuk kaldı.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)