2 Eylül 2009 Çarşamba


Üşüdüm..Bir sıcaklık arayarak sokuldum usulca..

Sarılmadı yanımdaki adam..

Üşüdüm.

En çok kendi sıcaklığımın farkına vardığımda.

Soğuk gecede...


3 yorum:

Serzeniş Meraklısı dedi ki...

soğuk geceyi aleve verebilecek kadar sıcakken, ısınmak için benden medet umarsın...
su kadınısın, alevlerde yanarsın...
sıcaklık aramayı bırakıp, kendi sıcaklığınla sıcacık hissetmezsen,
ne ben, ne de bir başkası ısıtabilir seni...

bilmezsin, korkarım yanmaktan...
bilmezsin, tenine savurduğum her fırça darbesinde, fırçamın ucunu alevlere veririm...
bilmezsin su'ya erişene kadar ne acılar çeker, ne alevlerden geçerim...
bilmezsin bu geceyi soğuk kılmak,
yangının ortasında kendine kıymaman adına, ne çabalar sarf ederim...
sıcaklığına sıcaklık eklenirse, ölürsün... buhar olur, yok olursun... iğnen bu kez kendi vücuduna saplanır, iğnen, bu kez kendi canını kanatır, acıtır...
korkuyorum... sıcacık ellerimin teninde gezmesinden... korkuyorum teninden...
belki de hepsi evham, hepsi hastalıklı birer paranoya illeti...
belki de layık değil yüreğimdeki buzullar yanardağlarında erimeye...
belki de erimemeli gönlümün buzulları... belki de ısınmamalıyım, kendi derdimdeyim ve bütün suçu sana atıyorum...
korkuyorum sensizlik günlerimde hem sıcaklığından, hem de soğukluğumdan bir eser kalmazsa bende... bedenimde var olanı sana sunmayı her saniye deneyip, yokluğunda hem sen'den, hem de ben'den mahrum kalma ihtimali, canımı yakıyor...
sen sarılmadığımdan dem vurmalarda...
bilmiyorum...

efsa dedi ki...

Biliyormusun sen şurada çok yanıldın sevgilim.

Sen yalnız kendi ateşimle ısıtırım, yakarım Sandın. Bilemedin aynı ısı ile benimde can yakabileceğimi...
Neden anlamadın yanında iken senin sıcaklığınla ısındığımı aslında...
Ateşindi beni yakan kavuran, kendi sıcaklığımla beni üşütmeye başlayan.
Bulunduğum odanın değil, senin ısınla kalmayı istedim sadece.
Sen soğudun
Oda soğudu
Ben üşüdüm...

Serzeniş Meraklısı dedi ki...

keşke beni yaksaydın kendi ateşinle, beni kavursaydın sevgilim...
bilemedim böyle olacağını, bilmiyordum içten içe kendine zarar verdiğini...
belki bu yok edişin, bu yavaş yavaş eriyişin farkına varırdım beni yaksaydın, kendi içinde yanıp kül olmayı seçmek yerine, bana da hissettirmeyi seçseydin...
şimdi uzağımdasın...
uzaklardasın kadın!...
anlamı yokmuş sıcak tenimin sensizken...
anlamı olmadığı gibi, bir gerçekliği de kalmazmış nefesin vücudumda dolaşmadıkça...
engebeli bir arazi misali sevgilim, benim bedenim... yara izleri, sivilceler, kazanılmış zaferlerin yenik bıraktığı bölgeler...
yanındayken sağlıklı bir insanın, sağlıklı vücudu gibi gözüküyordu beden gözüme... yaraları, soğukluğu vücutlarımızdan akan ter damlacıklarıyla akıp gidiyordu sonsuzluğa... yok oluyorlardı...
ve şimdi ben yok olup akıyorum soğuk terlemelerle... sıcaklıktan, kadınımdan uzakta...
sağlığıma, sıcaklığıma, yüreklerimizi tek vücuda sığdırdığımız zamanlarımıza kavuşmak için yalvarıyor, yalvardıkça daha çok yanıyorum... yandığımı sanıp, donuyorum yokluğunda...
dön kadın... sıcağını yanına alıp dön... odamızın soğuğunu savuracak gücü yüreğinde hissedip dön...
beni sağlığıma kavuşturmak istercesine, bana kavuşmak için çıldırırcasına dön!
yoksa vücuduma inen titreme beni öldürecek sevgilim...